Klinikum

Dün doğum yapmayı planladığım hastanenin bilgilendirme gününe gittik. Enformasyon masasında etkinliğin yeri hakkında bilgi almaya çalışırken, bir aile daha geldi. Onlar almanca bildiklerinden birlikte ilerledik. Adam kapı ağzında sordu. "Siz de mi Türksünüz?" Valla öyleyiz herhal. Salona vardığımızda sunum başlamıştı. Bir geç kalan biz iki Türk aile vardık.
Sunum tamamen almanca gerçekleşti. Üstelik yansıtıcı da çalışmıyordu. Önden ikinci sıraya oturdum. Anlatan ebenin her sözcüğünü yakalama gayretiyle sanırım anlatılanların ancak yüzde 25/30 unu anladım. Ve tabi kapıdan çıkar çıkmaz aklımdaki soruları cevaplamak için bizim Türk ailenin yanına koştum. Şu konuda şunu mu dedi? Bu konuda bunu mu dedi? Öğrendim rahatladım. 
Hastaneyi de gezdik. Doğum odası, kalınan diğer odalar, emzirme odası vs. Ve fakat ben bu bana Türkçe açıklama yapan arkadaşı bir yerden tanıyorum. Sordum. Aynı dönem ODTÜ'de okumuşuz. Hazırlıktaki tanıdık simalardan biri. Kantinde satılan aynı dandik tostlardan yemişliğimiz var. 
Velhasıl, dünya küçük. Bana sorarsanız Munich de küçük. Oturduk, sohbet ettik. Memlekette olup biten öyle hararetli ki sohbetimizin gündemine oturdu. Doğum, çocuklar derken akıp gitti muhabbet. Bu pazar da böyle geçti. 
Hastane güzel. Zamanında Türkiye'de hastaneye bakmaya gittiğimde hep para konuşmuştuk hastanede. Sezeryan olursa şu paraya olur, normal olunca şu kadar. Fazladan gece kalırsanız bu para. Sizin sigortaya şu indirim var. Yok zort sigortası olsaydınız indirim oranı şu olurdu. Bu hastane gezimizde bu konular hiç konuşulmadı. Baba ile çocuğun bağ kurması için şöyle yapıyoruz. Anneye böyle bakıyoruz diye anlatıldı. Burası bildiğin devlet hastanesi. Ben bu esnada Ankara'daki en büyük kadın doğum hastanesi olan Zekai Tahir Burak hastanesine kısa bir süre ışınlanıp, geri döndüm. Böyle bir bilgilendirme gününün orada olduğunu hayal ettim. Sonra gözümün önüne hastane kapısında fosur fosur sigara içen onlarca hamileyi gördüğüm o an geldi. Hemen oturduğum koltuğa geri döndüm. 
Vaktinde gel. Sağlıkla gel. Kismetinle bereketinle, normal normal gel diye okşadım göbeğimi. Anneannen de gelsin öyle gel diye ekledim. O da bir iki hıçkırık yolladı. Ayağıyla bir iki tekmecik. Aramızda anlaştık. Hayırlısı... 

Comments

Popular posts from this blog

Almanya okul izlenimleri (erken dönem)

Schuluntersuchung

Mehter marşı